Sizin Öyküleriniz

Pokemonla İlgili olmak şartıyla çizgi filmde ne olmasını istediğinizi hikaye şeklinde yazıp bana gönderin! Burada isminizle birlikte yayınlayacağım. e-mail


Birol Sonat'ın Pokemon Macerası
Yazan: Birol Sonat

1.Bölüm:Seni Seçtim Charmander

Bugün çok mutluyum bütün gece ilk pokemonum Charmander'ı alıp ne yapacağıma karar verdim özellikle çimen pokemonlarına karşı avantajlı olacağım için çimen pokemonu eğitmenleriyle bol bol savaş yapacağım saat çok geç olmuş yarın erken kalkacağım.Sabah oldu erken kalkıp hemen Charmander'ı alacağım Prof.Hayri'nin yanına gittim bana Charmander'ı verdi.Artık çok mutluyum.Balbasaur'ı alan komşumuzun çocuğuyla savaştım onu yenmem hiçde zor olmadı.İlk galibiyetimi kazandım kardeşide Squertle'ı almıştı ama ona yenildim.Çok üzüldüm hemen ormana gittim babamın anlattığına göre ormana girmek paralıymış.Bu yüzden eğitmenlerle savaştım heyyo tam beş kişiyi yendim tabi hepsi Böcek yakalayıcısıydı onları yendikten sonra ormana girdim karşıma bir Sycther çıktı çok güçlü değildi ama yanında birde yavrusu vardı Sycther'ı değil ama yavrusunu yakalamaya karar verdim seni seçtim Charmander!

2.Bölüm:Sychter’lar ve Machop

Scyther’ın Annesi ve Babası Charmander’dan korkmuşa benzemiyorlardı ne de olsa evlat sevgisi değil mi?İkiside Çifte Takım saldırısını yaptı o an Charmander’ım dört tane pokemon görüyordu ama Charmander’ım da boş durmadı her tarafa alev fırlatmaya başladı birden bire iki tanesi yok oldu geriye iki tane kalmıştı bunlarda hakikileriydi zaten yaralanmışlardı erkek olan yanıyordu bir anda çok çok şaşırdım ben ne yapıyordum bir pokemonu ailesinden ayırıyordum hemen Erkek Sycther’a Poketopu fırlattım güçsüz olduğu için kolayca poketopu’na girdi Dişi Sycther bana saldırmaya çalıştı bunu gören Charmander’ım bunu görünce onu tırmaladı oda yaralanmıştı onada poketopu fırlattım biraz dirensede oda poketopuna girdi Yavru Sycther’ı yakalamaya vaktim yoktu onu kucağıma aldım Charmandır’ıda geri çektiğim gibi hastaneye koştum çok hızlı koşuyordum önüme bile bakmıyordum birden bire yere düştüm ne olduğunu anlayamadım hemen poketoplarını ve kucağımdaki Yavru Sychter’ı aradım poketoplarım tamamdı ama Yavru Sychter’ı göremedim az ileride bir ağacın yanına doğru fırlamıştı vücudunda çizikler vardı onu alıp hızla koşmaya devam ettim Sychter’ların ölmesini istemiyordum ama bende yorulamaya başlamıştım bu orman çok büyüktü neredeyse iki saattir koşuyordum ama hala çıkışı bulamamıştımdım galiba kaybolmuştum hemen aklıma bir fikir geldi Charmander eğer etrafa alev saçarsa biri bunu görüp yardıma gelebilirdi Charmander etrafı ateşe verdikten beş dakika sonra iki tane eğitmen yanıma geldi onlara başımdan geçenleri anlattım Erkek eğitmen cep telefonundan Pokecenter’ı aradı hemen yanımıza bir araba geldi geldi hemen arabaya binip oradan uzaklaştık Hastahane’ye vardığımızda bütün poketoplarımı hemşireye teslim ettim bana çok kızdı haklıydıda pokemonları neredeyse öldürecektim Türkiye’de Pokemon öldürenler hapse giriyorlardı neyse ki böyle bir sey ender oluyordu hemşire bana iki gün sonra gelmemi söyledi Pokemonsuz iki günü duyunca düşününce deliye döndüm onlarla yeni tanışmama rağmen onları çok sevmiştim eve gittiğimde olanları aileme anlattım saat yediye geliyordu uzun süredir biriktirdiğim paramla sokağa çıktım en yakın Pokemart’a gittim çok büyük değildi elimdeki poketopları bitmişti poketopu almak istedim ama zaten az olan poketopları bitmişti adam bana pokemon sattıklarınıda söyledi buna sevinmiştim adam bana pokemonları gösterdi en çok hoşuma giden Machop’idi fiyatı beşyüz milyondu onu aldım yanımda zaten bir milyar vardı adam bana Pokemon’un devir işlemlerinin bir hafta kadar süreceğini söyledi yasal olacağı için kabul ettim tabi Kadıköy’de çalıntı pokemon çok rahat bulunabilirdi eğitmenlerde alacakları pokemonların çalıntı olduklarını bildikleri halde onları alıyorlardı çünkü fiyatları çok ucuzdu Kadıköy’e her gittiğimde onlara bakardım pokemonlar çok mutsuzdu fiyatları çok ucuz olduğu için onlardan bir tane almak isterdim fakat sahibinin pokemonunu kaybettiğinde ne kadar üzüldüğü aklıma gelirdi neyse ki polisler onlara göz açtırmıyordu adam bana Machop’ın bana ait olduğu bir belge verdi aynı belgeden bende Charmander için olanıda vardı fakat hastaheneye getirmek için yakaladığım Sycher ailesin için böyle bir belgem yoktu onları hastahaneye getirmek için yakalamıştım ama ister istemez poketopuna almıştım poketopuna aldığım içinde bana ait gözüküyordu bu duruma bir çare bulmalıydım olayı aileme anlattım Annem bana ertesi gün Sycther’lar için bir belge çıkartmaya gidebileceğimiz söyledi

3.Bölüm:Karateci Çocuk

Ertesi gün Annem eve geldiğinde Sycther’ların bana ait olduğu resmi belgeyi çıkartmıştı zaten onları hastahaneden almanında zamanı gelmişti hemen hastahaneye gittim poketoplarını aldım hemşire benden o resmi belgeyi istemişti neyseki belgeyi zamanında çıkartmışdık aksitakdirde pokemonlarımı geri alamazdım pokemonlarımı geri aldıktan sonra eve gittim Sychter’ın annesini ve babasını eve bıraktım ve bizim mahalledeki karate salonuna gittim lider benle savaşmayı kabul etmedi önce yardımcılarını yenmemi söyledi iki yardımcısı vardı ikiside çok iriydi iki pokemon kullanma hakkım vardı ve ikisiylede aynı anda savaşacaktım biri Geodude çıkardı diğeri ise Mankey çıkardı bende Charmander ve Sychter’ı seçtim Geodude kaya gibi sertleşti Mankey ise Charmander’a yerden tekme attı Charmander çok sinirlendi ve öfke saldırısını kullandı canı yarıya indi Sychter ise atağını güçlendiren bir saldırı yaptı Geodude Charmander’a kaya fırlattı Charmander’ın canı yarıya indi sinirlenen Charmander hırsını Mankey’den çıkardı ve onu nakavt etti şimdi sadece Geodude kalmıştı Sychter kesme saldırısını kullandı ama pek işe yaramadı neredeye canı gitmemişti Geodude iki pokemonada kaya fırlattı Charmander ağır yaralanmıştı Sychter’ın canı ise yarıya inmişti Sychter ikili takım saldırısını Charmander’da flaş saldırısını kullandı Geodude’un kafası karışmıştı hemde kör olmuştu Sychter her iki taraftanda kesme saldırısını kullandı Charmander’da alev saldırısını kullandı ve Geodude’da nakavt oldu iki asistanda yenilmelerine çok şaşırdı lider benimle savaşmayı kabul etti bende vakit kaybetmeden hastahaneye gittim ve pokemonlarımı iyileştirdim

4.Bölüm:Squirtle mı ? Sychter mı ?

Lider çok karizmatik ve bir o kadar da otoriterdi bir seferde tek Pokemon kullanma hakkım vardı Lider Poliwhirl çıkardı bende Sychter’ı çıkardım o da ikili takım saldırısını kullandı Poliwhirl’ün aklı karıştı Sychter hızlı saldırısını kullandı Poliwhirl’ün canının çeyreği gitti Poliwhirl hipnoz saldırısını kullandı ve Sychter uyuya kaldı Poliwhirl Sychter’a devamlı vuruyordu Sychter nakavt oldu ikinci yenilgimi almıştım Lider gerçektende iyi bir eğitmen gibi görünüyordu Lider bana kibarca “Büyüde gel” diyordu oradan çıktığım gibi otobüse binip Kadıköy’e gittim kıyıda Pokemon satılıyordu genelde Magikarp satıyorlardı ama Magikarp’ın nasıl bir pokemon olduğuğunu biliyordum ben Liman’a gitmek istiyordum güçlü Pokemonlar oradaydı.Bir adam Squirtle satıyordu yanımda beşyüz milyon vardı param yetmiyordu o da bana Sychter ile degişebileceğini söyledi bende ona Sychter’ı sevdiğimi ondan ayrılmak istemediğimi söyledim ama Squirtle’ıda istiyordum adam bana maç teklif etti biraz düşünsemde kabul ettim kazanan kaybedenin pokemonunu alır ben ortaya Sychter’ı koymuştum o da Squirtle’ı koydu maç hemen yapmak istemiyordum Pokemonlarım tecrübe kazansın istiyordum o yüzden maçı yarın yapmaya adamı ikna ettim.Eve dönerken yolda birtane Rattata gördüm Charmander ile kolayca yendim ve onu yakaladım.Eve gelene kadar 10-11 tane çocukla savaştım hepsini kazandım Rattata’m bayağı güçlenmişti hatta bir çocuk Pidgey’siyle değiştirmem için ısrar ediyordu ama ben değiştirmedim çünkü önümde bir Ekans vardı hemen onu Charmander’la yordum ve yakaladım Charmander zehirlenmişti neyseki yanımda panzehir vardı.Çocuk şimdide Pidgey’sini Ekans’ımla değiştirmemi istiyordu “Hayır!!!” diyip kestirip attı ve eve doğru yola koyuldum eve vardığımda yemek yiyip hemen yattım yarın erken kalkacaktım çünkü yarın Ormana gideceğim.

5.Bölüm:Kolay Zafer

Sabah yemeyimi yedim üstümü değiştirdim ve hemen Ormana doğru yola koyuldum giriş için para ödedim ne yazık ki ama içerde çok güçlü Pokemonlar’ın olduğunu biliyordum Sychter’ı ve Ailesini oradan yakalamıştım karşıma çıkan Pokemonu ezip geçiyordum tek vuruşta ölmeyenleri yakaladım bunlar (hemen hemen hepsi tek vuruşta öldü) Pidgey, Meowth ve Pikachu idi yanımda sadece altı Pokemon taşıyabiliceğimden dolayı (resmi kurallar böyleydi) iki tanesini Profesör.Hayri’ye gönderdim o ona gönderdiğim Pokemonları benim adıma eğitiyordu (en azından ben öyle düşünüyorum :) ) Ormanda uzun bir süre kaldıktan sonra Pokemonlarımı iyileştirip Limana gittim o adamı buldum ve Squirtle’ına maça bşaladım Sychter’ı ortaya koyduğum için onu savaştıramıyordum savaştırmak için Rattata’yı seçtim oda Staryu seçti (anladınız galiba) Rattata’ya zıplayıp Staryu’nun elmasına dişlerini geçirmesini söyledim tek vuruşta yendim biraz kolay bir galibiyet oldu ama neyse :) Squirtle’ı alıp eve gittim Machop’unda bana ait olduğu hakkındaki belgelerde çıkmıştı artık savaşlarda Squirtle’ı ve Machop’ı kullanabileceğim :)


Jack Stones'un(?!) Pokemon Macerası

1.BÖLÜM - ***POKEMON ALMA***

Sabah kalktım ve hemen Pokemon Time gazetesini aldım.İlk sayfada yarın Pr. Oak ın meslekdaşı Pr.Octevelious'un her türden bir tane pokemon vereceğini gördüm.Hemen hangi pokemonu seçeceğimi düşündüm.Squirtle seçmeye karar verdim.Bu sayede ateş, volkan, taş, psişik pokemonları daha kolay yenebilirdim.İlk defa çok erken yattım ve sabah erkenden uyandım.Koşarak 1.5 saatte Pr.Octevelious'un labaratuarına vardım ve Level 5 lik Squirtle'mı aldım.Eve döndüm anneme aldığım pokemonu gösterdim ve diğer pokemonarı alanlarla savaş yaptım.İlk rakibim Hanky idi.Hanky'nin seçtiği pokemon(tür ateş) Charmander'di.Charmander'de Squirtle gibi Level 5 likti.İlk saldırıyı Charmander yaptı.Bana karşı Leer saldırısını kullandı.Bu saldırı ile beni Defansif yönden güçsüzleştirmeye çalıştı ama canım azalmadı(zaten saldırı can götürmüyor).Ben ise Squirtle'ye Scrath(Pençe) saldırısını yapmasını söyledim.Canı nerdeyse yarı yarıya azaldı.Oda bana karşı aynı saldırı(Scrath)yı yaptı.Benim canım onunkinden daha az azaldı.ikinci vuruşumda yine aynı saldırıyı kullandım ve onu yendim.Yuppiiiiiii!İlk zaferimi aldım.


Emre Berber'in Pokemon Macerası

Kardeşimin bilinçsizce pokemon kari kaçıy lovv demesine aldırmadan yarın seçeceğim pokemonu düşünüyordum. Aklımca hesap yaptım eğer charmender’i alırsam çim pokemonlarına karşı üstünlüğüm olacaktı bulbasar’ı alırsam su pokemonlarına karşı üstünlüğüm olacaktı squartle’yi alırsam da ateş pokemonlarına karşı üstünlüğüm olacaktı gezeceğim yerlerde çoğunlukla çim pokemonları ile karşılaşacağımı düşünürsek bide buna en sevdiğim pokemonun charizard olduğunu eklersek charmender tam bana göreydi. İnsanlara pokemonları sevdirmek için yayınlanan çizgifilmdeki çocuğu hatırladım ismi Ash’di. Ash ketchum bende onun gibi olmak istiyordum maceradan maceraya koşmak tam bana göreydi. Konuşmamaktan sıkılmıştım kardeşime değil mi Seçkin diye sordum 1.5 yaşındaki kardeşimde bana bol tükürüklü bir hebele dedi. Annemin yanına gittim annem benimle tamamen ayrı görüşlerdeydi. Pokemonların aptal hayvanlar olduğunu pokemon macerasına çıkmanın da delilik olduğunu herkesin sırf o salak çizgi filmdeki salak çocuğa özendiğini onun için pokemon macerasına çıktığını düşünüyordu.
Zaten pokemon macerasına atılmamı çok engelledi ama bizim kasabadaki gym’nin lideri olan babam sayesinde yarın profesör Sabri’den ilk pokemonumu alabileceğim. Kafamda bir plan yaptım pokemon ustası olup Türkiye ligine katılabilmek için 5 rozet gerekiyordu. İstanbul, Ankara, İzmir ve Hakkari temsili kasabalarından alınmış 5 rozet aslında gittikçe betonlaşan yeryüzü sayesinde pokemonların neslinin tükenmesi nedeniyle 9 tane kasaba kurulmuş buralara 9 tane şehrin isimleri verilmişti. Bu beton kullanılmayan kasabalara pokemon ustası olmak isteyen çocuklar dışında sessiz ve sakin bir hayat yaşamak isteyen insanlar da gelebiliyorlardı. Benim anne ve babam da ikinci nedenden dolayı Sakarya kasabasında yaşıyorlardı.Ben de ilk olarak burada kendimi geliştirip sonrada İstanbul kasabasına gitmeyi düşünüyordum.
Ama hindi gibi düşünmek uykumu getirmiş olacak ki gözlerim kapanmaya başlamıştı dayanamadım yattım uyudum. Tabi yatmadan önce saati 6.30’a kurmuştum. Sabah olduğunda beni neyin uyandırdığını ilk önce anlayamadım uyku sersemliği ile sesin geldiği yere elimi attığımda saati yere düşürüp kırdım ve hemen parçalarını toplayıp çöpe attım o sırada saat 6.40 olmuştu acele ile giyindim ve 3 bina yanımızda olan profesör Sabri’in laboratuarına koşa koşa gittim. O yıl 13 yaşına gelen 4 çocuk olduğundan birimiz ki Selim kendi pokemonuyla babasından kalmış bir Eevee ile yola çıkacaktı ben oraya vardığımda Hasan düşünüyor can Squartle’yi almış selim’de Eevee’sini eğitmeye çalışıyordu. Ben hemen Charmender’i almak için profesör’den izin istedim ve aldım. tek pokemon kaldığını gören Hasan’da mecburen Bulbasar’ı almıştı. Ben diğerlerini önemsemedim ve eve doğru yola çıktım hem anneme gideceğimi haber vermemiş hem de saati kırmıştım bunları düşününce annemin çok kızgın olabileceğini fark ettim eve vardığımda kapıyı sessizce açtım ve eve ihtiyatla girdim ama annem düşündüğümden çok daha sakindi biraz konuştuk ve beni yolcu etti. Hemen babama uğradım babam birisi ile savaşıyordu skor tahtasından okuduğum kadarı ile ismi Ferhat olan birisi. O babamın bir pokemonunu yenmiş babam da onun bir pokemonunu yenmişti. Durum berabereydi toplam üç pokemonla savaşıldığını düşününce şimdi savaşanların son grup olduğunu anladım çocuğun Squartle’i zıplayıp su pompası saldırısı yapınca babamın Hitmonlee’si kenara çekildi ve rakibe tekme yağdırmaya başladı çocuk Squartle’ına kabuğuna çekilmesini söyleyince babamın pokemonu zor durumda kaldı biraz daha tekme attıktan sonra yorulduğunda içeride yara aldığı belli olan Squartle sahibinin emri ile kurukafa saldırısını yaptı ve Hitmonlee’yi yıktı. Maçın sonunda babam, bunadım mı ne bu squartle’yi yenmem lazımdı diye diye çocuğa Sakarya rozetini verdi. Ben babama gideceğimi ve geri döndüğümde onu yeneceğimi söyledim vedalaştık ve ben de çıktım. Macera başlıyordu. Spor salonundan çıkar çıkmaz İstanbul kasabasına giden yola koyuldum ama 5 gün önceden hazırladığım çantamı ve Charmender’ımı unuttuğumu hatırlamam için 3 adım atmak yetmişti. Eve gidip pokemonumu ve çantamı alıp geri geldiğimde saat 12.23’tü. öbürleri çoktan yola çıkmış olmalıydılar. Ben geç kalmıştım. O heyecanla koşa koşa İstanbul kasabasına giden patikaya girdim biraz ilerlediğimde yerde bir Ratata gördüm ve durdum. Ratata bayağı iyi durumdaydı. Hemen Charmender’ımı çıkardım ve ona Ratata’ya pek zarar vermemesini sadece korkutup gücünü azaltmasını söyledim tamam der gibi başını indirip kaldırırken char-men-der demesi çok hoşuma gitmişti. Ratata Charmender’ı karşısında görünce hiç korkmadı ve atılmak ister gibi gerildi. Ratata saldırdığında Charmender’ım kenara çekildi ve benim emrimle Ratata’ya zayıf bir ateş saldırısı yaptı. Ateş saldırısını görünce daha çok çalışmalıyız diye düşündüm ama o küçük saldırı bile Ratata’yı mahvetmeye yetmişti yerde yarı baygın bir şekilde yatan Ratata’ya babamın verdiği poketoplarından birini attım. Zaten yaralı olduğu için hiç zorlanmadan yakadım. İlk pokemonumu yakalamıştım ilk pokemonumdu! Onu boşverdim ve ilerlerken bir ağaçlığa girdim fark ettim ki ilk gördüğüm pokemonu yakalamakla büyük aptallık etmişim. Çünkü 50 metre ilerde pokemon cenneti gibi bir yere gelmiştim. Ağaçlardan Mankeyler sarkıyor dallarda Pidgeyler Spearowlar bana bakıyor ağaç gövdelerinde Metapodlar Kakunalar yatıyor yerlerde caterpieler weedleler ratatalar nidoranlar dolaşıyorlardı. Gördüğüm manzaraya hayran kaldım ve ilerlemeye devam ettim biraz daha ilerledikten sonra top gibi bir şey gördüm ama kulaklarını fark ettiğimde top olmadığını arkasını dönmüş duran bir jigglypuff olduğunu anladım yanına yaklaştım. Beni duyunca döndü bir insan görmekten çok mutlu olduğunu gözlerinden anlamıştım o da mutluluk duyduğu için (diye düşündüm) şarkı söylemeye başladı. Uyandığımda beni uyutan şeyin ne olduğunu anladım demek ki çizgi film doğruymuş jigglypuff şarkısının gerçekten uyutucu etkisi varmış diye düşündüm ama hava kararmıştı. Oraya küçük bir kamp ateşi yakıp etrafında uyku tulumumda uyumayı düşündüm ve hemen Charmender’ımı çıkarttım. Beraber biraz odun topladık ve odunları Charmender etrafı taşlarla çevrili bir alanda benim emrimle yaktı. Onu geri poketopuna aldım ve yattım uyudum.